Untitled

May 30

don’t take me srsly

ayy kimseye hava atmak istemem, ama finallerimin geçen SALI itibariyle bitmesiyle, günde 15 saatlik uykular, onun üzerine evening partiler, sevdicekle romantizm tavanı yapan günler geçiriyorum, geçirmeye devam ediyorum. böyle hip, böyle boho takılan bir insan olarak önümüzdeki 3 ayın planını programını yapmak bana o kadar uzakki, her geçen gün peder beyle daha da sertleşen kavgalar ediyoruz, etmeye devam ediyorum.
her yılki klasik: ya bu yıl stajımı nerde yapsam sorunsalının zirve yaptığı şu günlerde, geçen yıla nazaran çok fazla seçeneğimin bulunması, benim gibi üşengeçlik zirvesi yapmış ama kararsızlıktan ölen bir bünyeyi ne yazıkki mutlu etmiyor. devletten elimi ayağımı çektim, ama yine de trt2 de ki sikko eko-gün adlı programa başvurmak yakın dönem planlarım içerisinde bulunuyor. bunun dışında danışmanlık firmaları ve aracı kurumlar (oof baya ekonomik terim kullandım) kafalarına girmek uzun dönem planlarım içerisinde. ancak şu gönül asıl a) ntv ekonomik birimlere kapağı atıp daha eğlenceli şeyler yapmayı b) harvey nichols da marka yönetimi üzerine kasmayı planlıyor. bu kararı 3 haftada verdiğim düşünülürse, staja başvurmam, mülakatı geçmem, tatil programından uygun vakti ayarlamam gelecek yazı bulacak gibi gözükse de, organized olmak iyidir.

bir de onu geçtim, one love var 20-21 haziranda, daha sonra 26-30u arası 7tepe open turnuvası var, ki aslında kendisi bir tatil programı.. 18 temmuzda aile tatili, 1 ağustos da newcastle euros, 10 ağustos gibi de arkadaşlarla çeşme/bodrum yaparsam, sanırım huzur içerisinde bu yaz defterini kapamaya razı olabilirim.

böyle günlerde politikaydı ekonomiydi, hepsini bir kenara atasım, orada hangi konser, burada hangi sergi dolaşasım, dolaştırasım var, kısfmet.