September 2009
1 post
August 2009
1 post
July 2009
3 posts
Son kullanma tarihi geçmeden.
Hani eskicek diye dinlemeye kıyamadıgın sarkılar, biticek diye sonunu okumayı ertelediğin kitaplar, boş kalıcan diye sonraki bölümünü sonraya sakladığın diziler, izlemek için en iyi anı sectiğin filmler, giymek için dogru geceyi beklediğin kıyafetler vardır ya, benim de öyle bi dergim var.
IDN Magazine (International Designers Network)
1 aylık Avustralya gezimde bi sanat kitapçısında kendimi...
-yorgun
sabah ezanını dinledikten sonra, güneşin doğuşu, ve sokağın canlanmasını izlerken, aynı zamanda yırtılmış veya parçalanmış külotlu çoraplar, akmış makyaj ve dağınık saçlar; bize ne kadar yanlış olduğumuzu anlatabilir. bir gece öncesinde ne kadar alkol alındığının ölçütü sabahki baş ağrısı değil de, o baş ağrısını geçirmek için aldığın ilacın ne kadar güçlü olduğuysa, zamanın geçmesi bitmiş sigara...
Bütünü nasıl oldu çok merak ediyorum.
Kudos!
June 2009
2 posts
Headtotoe →
Eheuhauh Interactive Installation iste. Ross Phillips gerceklestirmis. Super Contemporary/Design Museum/London
May 2009
2 posts
don't take me srsly
ayy kimseye hava atmak istemem, ama finallerimin geçen SALI itibariyle bitmesiyle, günde 15 saatlik uykular, onun üzerine evening partiler, sevdicekle romantizm tavanı yapan günler geçiriyorum, geçirmeye devam ediyorum. böyle hip, böyle boho takılan bir insan olarak önümüzdeki 3 ayın planını programını yapmak bana o kadar uzakki, her geçen gün peder beyle daha da sertleşen kavgalar ediyoruz,...
April 2009
7 posts
hayır.
egonla arkadas kalmayalım.
evrim teorisi
türkiye’deki emo’ların kaynağı araştırılırken küçük iskender’in de incelenmesi şart.
cidden?
ya şimdi offensive olmak yada can sıkmak istemiyorum ama, been there done that mevzusu söz konusu, 5 yaşındaki veletin atatürk öldü diye helak olmasını şok olmuş bir şekilde izlemiş, bir çocuğun ağlamasından mutlu olan manyak bünyelere selam etmiştik - zamanında, bugün ise daha extreme point olabileceğini gördük, test ettik, cinnetlerde küçük tatlı yürüyüşlere çıktık mı? çıktık.
malum 23 nisan...
makro kafaları diyooor
makro-mikro-ekonomistler için istatik gibi 3 tane must-course um yanısıra, inkılap gibi “bir-türk-gencinin-olmazsa-olmazı” dersini alırken, bir yanımda tiyatro için makyaj, diğer yanda feminist takıldığımız gender studies adlı dersi almak neyin kafasıdır, hala bunu sorguluyorum. yaklaşık son 6 gündür 3 baba dersimin sınavalrıyla boğuşurken, makyaj dersinin zamanı geliyor, koşa...
limon kafaları
19. yaşımın ikinci haftasında, hala yeni bir şeyler öğrenebilmenin tadını çıkarıyor, şaşkınlıktan küçük dilimi yutuyorum. bunalımım ile manik halim arasında geçen 30 saniyelik fark, bir çok insanı şaşkınlığa sürüklese de, bu iki kişiliğimden sadece birini toplumla paylaşmaktan, mutlu ve sevgi dolu gözükmekten gurur duyuyorum. (bravo!) sabrımın sınırlarında bile, hala en yakınlarımın dertlerini...